Say Dök Dijital Hikaye Anlatımı Atölyesi

Bu bir günlük dijital hikaye anlatımı atölyesinde, 6-8 mülteci genç ve onların İstanbul’da edindikleri arkadaşları kent deneyimlerinden hikayelerini paylaşacaklar.
Gazetecilik geçmişi olan Burcu Şimşek, Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Dijital Hikaye Anlatımı Atölyesi’nin kurucusu ve koordinatörüdür. Aynı zamanda Curtin Üniversitesi Kültür ve Teknoloji Merkezi araştırmacılarındandır. 2009 yılından beri kadınlar, çocuklar, göçmenler ve mülteciler gibi kırılgan gruplarla, çeşitli sivil toplum kuruluşları ile işbirliğiyle 50’nin üstünde dijital hikaye anlatımı atölyesi yürütmüştür. Bu dijital hikayelere www.dijitalhikayeler.org ve www.storieswithoutvisa.org adreslerinden erişilebilir.

Data Dünyasında Arada Kalan Boşlukta Hikayeler Üretmek: #Tagless

Bu çalıştayın amacı günümüz data dünyasının içinde kamusal alan üzerine düşünmek ve “alternatif bir anlatı” önerisi sunmaktır.

Data Latin kökenli datum kelimesinin çoğul halidir. Datum, ‘given’ verilmiş (verili) anlamını taşır, ‘do’ (-to give) kelime kökünden gelen vermek anlamındaki (-to give) dare’nin geçmiş zaman halidir.

Veri sanatı ve hesaplamalı tasarım alanından gelen kişileri bir araya getiren bu çalıştay, katılımcıları “Peki ya verili bir şey yoksa? Hiç data yoksa? Datanın yokluğunda kamusal alanda ne üretirdik?” sorularını sorarak kamusal alanı yeniden düşünmeye davet eder.

Çalıştay süresinde katılımcılar, #tagless adını verdiğimiz data dünyasının içinde arada kalan boşluklarda kendi özgün hikayelerini üretirler. Bu hikayeler ile arttırılmış gerçeklik ve sanal gerçekliğe dair bir deneyim önerisi sunulması amaçlanmaktadır. Çalıştay mekan ve uzam üzerine kamusal/arttırılmış ve sanal kavramlarını temel alan bir tartışma için fırsat yaratacaktır.

Mekansal Hafızayı Belgelemek

Hafıza ve deneyim aktarımı, kamusal alan ve kamusal hayatın algısını nasıl şekillendirebilir? Bu eylemler kamusal mekanları, kolektif hafıza ve etkileşim merkezlerine dönüştürmeye nasıl yardımcı olabilir? Kamusal mekanları herhangi bir fiziksel müdahale olmadan; hafıza ve deneyim aktarımı ile şekillendirmek mümkün müdür? Önünden her gün geçtiğimiz mekanlara diğer bireylerin deneyimleri ve etkileşimleri penceresinden baktığımızda, onları farklı bir şekilde görebilir miyiz? Kolektif hafızanın izlerini yansıtmaksızın dönüştürülen kamusal mekanlar, “kamusal” kavramının neresinde yer alır? Bu soruların cevabını atölye katılımcılarıyla Taksim Meydanı’nda arayacağız. Bunu yaparken de, bu kavramları işitsel, görsel, metinsel ve haritalama teknikleriyle tespit ederek, belgeleyeceğiz.

Atölye çalışması 18-19 Ekim 2018 tarihlerinde, trans-making kapsamında gerçekleşen Kamusalı Yapmak | Public in the Making’in bir parçası olarak Taksim Meydanı ve İTÜ Taşkışla Kampüsü’nde 13.30-20.00 saatleri arasında gerçekleştirilecektir.

Cansu Yapıcı, 1987 İstanbul doğumlu.  Trakya Üniversitesi Mimarlık Bölümünden 2009 yılından mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Tarihi Yüksek Lisans bölümünde eğitim gördü.  Mimarlık Vakfı ve Mimarlar Odası’nda araştırma, sergi, yayın alanlarında çalışmalar gerçekleştirdi. İstanbul Mimarlık Rehberi yayınının koordinatörlük görevini gerçekleştirdi. İstanbul Araştırmaları Enstitüsü ve Viyana Belediyesi’nde araştırma projelerinde araştırmacı olarak çalıştı. Emek Bizim Kolektifi ve Sosyal Haklar Derneği’nde kent hakkı ve kentsel hafıza üzerine çalışmalar yürüten Cansu, Yıldız Teknik Üniversitesi Rölöve ve Restorasyon bölümünde eğitimini sürdürmektedir.

Selen Çatalyürekli (1987) tasarım araştırmacısı ve belgeselci. Lisans derecesini Sabancı Üniversitesi, Toplum ve Siyasal Bilimler, yüksek lisans derecesini İstanbul Teknik Üniversitesi, Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümlerinde tamamlamıştır. Akademik çalışmalarında, kamusal alan için tasarım ve katılımcı tasarım konularına odaklanmıştır. Belgesel çalışmalarında, sosyal haklar, ekoloji ve kent hareketleri, tasarım algısının, politikayla ilişkisi ve hafıza mekanları ile ilgili konularda görselleştirmelerde bulunmaktadır. Çeşitli ulusal ve uluslararası organizasyon ve belgesel projelerinde; eğitmen, fotoğrafçı, videograf, kurgu yönetmeni ve koordinatörlük pozisyonlarında yer almıştır.

Ezgi Öz 1984 yılında İstanbul’da doğdu. Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat ve Tasarım bölümünden mezun oldu. İstanbul, Roma ve Milano’da çeşitli atölye ve sergilere katıldı. 2010 – 2013 yılları arasında sanat galerisi yöneticiliği yaptı. 50’yi aşkın sergi düzenledi ve çeşitli sanat projeleri gerçekleştirdi. 2013 yılında Bilgi Üniversitesi Kamusal Alan / Kamusal Sanat programına katıldı. 2014 – 2016 yılları arasında Yerel  Yönetimlerde Kültür Politikaları üzerine çalıştı, Şişli Belediyesi’nde kamusal sanat projeleri gerçekleştirdi. Yüksek lisansını 2017’de “Kent – Bellek İlişkisinde Güncel Sanat Pratikleri: İstanbul’u Belgelemek” başlıklı teziyle Işık Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Sanat Kuramı ve Eleştiri bölümünde  tamamladı. 2018 yılında Yereliz Derneği’nin Yerel Savunuculuk Okulunda Yerel Yönetimlerde Kültürel Planlama dersi verdi. 350.org’da İklim İçin Ses Ver proje yöneticisi olarak çalıştı.  Ezgi Öz, kent hakkı, bellek, doğa kültürü üzerine araştırma ve çalışmalar yürütürken bağımsız küratör ve tasarımcı olarak çalışmaktadır. 

Çekirdekten

Gardens, parks agricultural areas and plants are reduced sharply, especially in big cities such as Istanbul, due to expanding constructions and urban settlements although we still need oxygen to live and the agricultural products are still the basic needs of our kitchens. This reduction of green areas and growing air pollution are the important reasons of ruining quality of life due to increasing diseases desperately besides the aesthetic and architectural concerns. 

Citizens, civil platforms and academics, still spend their time and energy for more planting separately. As the awareness and interest to the organic life, perm culture and planting is growing within some parts of the community, we are asking whether it is possible or not to combine the energies and interests of different stakeholders who are working on this issue. Through a panel of “Urban Planting as a Public Movement” we would like to gather the parties and search for the answer through a collaborative work for this common purpose. Thus it can likely be possible to take the steps all together to make this way of thinking common within the public to increase planting in the city and strengthen each other through engagement.

Bios:

Pınar Aksar started working at the banking sector in 2007 and since then, she had the opportunity to work at diversified units and practice many different aspects. Shortly after her career began, she started to perform educative training.  Between 2014 and 2017 , she played a coaching role within Yapi Kredi Bank and she had been giving support to “Yapı Kredi Academy” as an outsource coach. She concluded her banking carrier in March 2018 and since then she has been working as a trainer and consultant in Nar Eğitim Danışmanlık. She’s highly interested in analysis of needs and requirements of work, educational psychology and design. With the scope of keeping the information in perspective, she’s taking a mentorship role for various non- profit organisations in her own field. Her knowledge, accumulation and experience combined with her fields of interest and with her confidence on juvenile people’s role on social transformation, she is insistent about putting coaching and mentorship in the center of her life.

Ece Kuray (1978) studied Economics at Ankara University and subsequently worked in banking business for 11 years. As a result of her high interest to culture and social sciences, she had concluded her career in this sector in 2010 and studied Cultural Management at Bilgi University. She started to working for NGOs in 2011 and worked in amberPlatform as a Projects Manager in 2012-2013. Since 2015 she is working for Mind Your Waste Foundation and as a result of her special interest to art and culture a follower of amberPlatform continuously.

Kaldırım Aranıyor!

‘Kaldırım Aranıyor!’, ‘Kaldırım Nerede?’ kampanyası kapsamında kaldırımlardaki sorunlara karşı farkındalığı artırmayı amaçlayan bir yürüyüş etkinliğidir. Bu etkinlikte katılımcılar ile birlikte kentte yaya olma deneyimi üzerine bir yürüyüş gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Herkes için erişilebilir bir kent yaklaşımından yola çıkarak, kentteki en temel kamusal alanlardan olan sokaklar ve kaldırımların ne kadar erişilebilir olduğunu tartışmaya açmayı hedefliyoruz. Yürüyüş esnasında katılımcılar yaya hakları, kaldırım standartları, erişilebilirlik ve kaldırımlar üzerine çeşitli uygulamalar hakkında bilgilendirilecekler. Yürüme deneyimini etkileyen faktörler katılımcılar ile birlikte tespit edilecektir. Katılımcılar yürüyüş esnasında karşılaştıkları sorunları fotoğraflayacak ve Twitter üzerinden konumlarıyla birlikte paylaşacaklardır. Bu paylaşımlar web sitemizde yayınlanarak görünür kılınacaktır. Yürüyüş sonrasında katılımcılar ile birlikte bir değerlendirme yapılacaktır.

Yeni Kamusal Alanlar için Kavramlar “Sözlük Atölyesi” // Batuhan Akkaya

Bu atölyede yeni kamusal alanları şekillendiren “bizlerin” dağarcığındaki kavramları genişletmeye çalışacağız. Fikir geliştiriciler olarak “yeni kamusal mekân” çerçevesinde gelişen kavram ve eğilimleri tartışacağız.

Atölye “çerçeve, arama, değerlendirme” olmak üzere üç kısa bölümden oluşacaktır.

Çerçeve: Yeni kamusal alan nedir? Aslında yeni kamusal alanlar genellikle günlük kamusal alanlardan oluşur, bu yüzden neden onları farklılaştırırız?

Arama: Alanı yeni kamusal alana dönüştürücü kavramlar nelerdir? Tartışmaların sonucunda bir kavram havuzu oluşturacağız.

Değerlendirme: Fikir üreticilerinin sebep olduğu olumsuzluklar nelerdir; yeni kavramlar ve trendler günümüz zorlukları ve riskleri aşmak için yeterli mi?

Atölye İngilizce yapılacaktır.

Batuhan Akkaya Kentsel Strateji, Kadıköy Belediyesi, ÇEKÜL Vakfı, TAK ve Kentsel Vizyon Platformu, Kadıköy Akademi gibi kamu, özel ve sivil sektör kurumları ile Türkiye’nin çeşitli coğrafyalarında şehircilik deneyimine sahiptir. Kentsel stratejik planlama, kentsel vizyon geliştirme, kültür öncelikli planlama, kentsel tasarım, kentsel tasarım rehberleri, yeniden işlevlendirme, sosyal etki değerlendirme, görsel ve stratejik tasarım alanında projeler yürütmektedir. İTÜ Kentsel Tasarım Yüksek Lisans Programı ve YTÜ Şehir ve Bölge Planlama Lisans programını tamamlamıştır.